History Channel’daki Evrim Aldatmacası

Evrim Teorisi’ni anlatmak için kurulmuş belgesel kanallarından biri olduğunu düşündüğüm History Channel’da bir belgesel seyrettim. Öncelikle dikkatimi çeken insanları evrimin olduğuna inandırabilmek için her türlü imkanı kullanmalarıydı. Belgesel için ciddi bir bütçe kullanıldığı belliydi. Beyaz önlüklü profesör görünümde insanlarla, yazarlarla sanki ciddi bir konu konuşuluyormuş gibi röportaj yapılmıştı. Ama bu görünümün altında konuşulanlar çocukların bile inanmayacağı masallardan ibaretti.

 

 

“Uzay’dan Geldik” Masalı

Belgeselde, evrimcilerin nasıl oluştuğumuzu açıkladıkları bir masal örneği vardı. Hiçbir cümlesini değiştirilmeden aktarıyorum inşaAllah.

“Çok çok  ama çok uzun bir süre önce uzaylılar dünyaya geldi. Dünyanın hayat dolu olduğunu gördüler. Maymunlardan DNA aldılar ve DNA içindeki temel bilgileri değiştirdiler. Bugün genetik biliminin hergün yaptığı bir  şey bu. Dolayısyla hücre farklılaştı. Bir kadının karnına bu türden bir ürün yerleştirdiler. Dünyaya gelen bu çocuk yapay mutasyon nedeniyle farklı oldu. Çünkü uzaylılar tarafından yapay olarak oluşturuldu.” (Erik Von Daniken (Chariots of the gods? Kitabı yazarı)

Bilim kurgu filmlerini aratmayan bu saçma iddiayı daha da geliştriyorlar ve diyorlar ki:

“Eğer uzaylılar tarafından insanlara genetik güncelleme yapıldıysa. Bu genetik güncellemeler tarafından yapılan, örneğin; yazılım indirmeye benzer bir biyolojik indirme sırasında beynin bölümleri farklılaşıp insan toplumunun alet yapma, sosyla örgütlenme becerisi gelişmişse ve bunun sonucu olarak bu özel hominid türü geliştiyse ve bugünkü insan olduysa.” (Bill Birnes, The Haunting of America’nın yazarı)

İnsanları, bilgisayarlarımızda olduğu gibi rahatça update yani güncelleme yapılabilen varlıklar olarak gören bu zihniyetin, tamamen fazla bilim kurgu filmi seyretmekten kaynaklandığına inanıyorum. Onlara göre, “biyolojik güncelleme” sonucunda da bu varlıklar, alet yapmaya başlıyor, sosyal çevre edinme yeteneği kazanıyor ve bunları geliştirip insan oluyor. Bunun ancak hiçbir gerçekliği olmayan bilim kurgu filmlerinde olabilecek bir durum olduğu açıktır. İnsanları Allah yaratmıştır ve ilk yaratıldıkları günden itibaren konuşma, alet yapma, sosyal çevre edinme, sanatla ilgilenme özellikleri vardır. İnsan hem bedenen hem ruhen insan özellikleriyle Allah tarafından Yaratıldı ve evrimin iddia ettiği gibi zamanla bu özellikleri kazanmadı.

Uzaydan gelme masalını anlatmalarının nedeni, yeryüzü üzerinde evrime tek bir delil bulamamaları. Evrim olması için, canlıların aşama aşama bugünkü hallerine ulaşmaları gerekiyordu. Yani yeryüzü katmanlarında bu aşamaları gösteren milyarlarca ara-geçiş  fosiline rastlanmalıydı. Bugüne kadar bir tane bile ara-geçiş fosili bulunamamıştır. Buna karşın canlıların hiçbir değişiklik geçirmediğini gösteren 450 milyon fosil bulundu. Evrimcilerde uzaydan gelme masalını anlatarak teorilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Ama bu imkansız. Tüm canlıları Allah’ın Yarattığını bize gösteren bilimdir.  Bunu inkar etmek isteyen evrimciler bu belegeselde de insanları aldatmaya devam ediyorlar ve diyorlar ki:

“Eğer uzaylı türler, yıldızlar arası uzayda uçabiliyorlarsa, benzer bir DNA bütünleştirme teknolojisine sahip olma ihtimalleride çok yüksektir. Elbette bu kendi genetik bileşimlerinin bizimkine çok benzer olmasına bağlı bir şeydir. Ama eğer kendi deneylerinden, kendi fiziksel dünyalarından yeterli kimyasal fiziksel ilkeleri öğrenip anlamışlarsa, bizim DNA’mızıda manipule etmiş olmaları da gayet muhtemeldir. Bu olabilir.” (DR. Lyle Armstrong, İnsan Genetiği, Hücre araştırmacısı)

Kısaca diyorlar ki; uzaylılar var, uzayda serbestçe dolaşıyorlar, DNA’ları da bizimkine benzer bu nedenle bizim DNA’mızıda ele alıp değiştirebilirler. Bu evrimcilerde uzaylıların bu özelliklerini tesbit etmişler. Daha fazla yorum yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü hiçbir gerçekliği olmayan tam bir masal…

 

Bir Cevap Yazın