Müslüman, Allah’ın ve Dinin Aleyhinde Konuşulan Ortamı Terk Etmelidir

Müslümanların bulunduğu ortamlar Allah’ın çok anıldığı ve dinden asla taviz verilmeyen ortamlardır. Her zaman olumlu, her zaman yapıcı ve huzur veren konuşmalar yapılır. Çünkü her müslüman, bulunduğu ortamda, Allah’ın ve O’nun dininin temsilcisidir. Bunun bilincinde olan müslümanlara, Allah’ın ve dinin aleyhine konuşulan ortamlarda bulunmaları yakışmaz. Hemen o ortamı terketmek Allah’ın ermine uygun bir davranış olacakdır. Allah bize Kuran’da şu şekilde bildirmiştir;

Ayetlerimiz konusunda ‘alaylı tartışmalara dalanlar’: -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma. (Enam Suresi, 68)

Allah’a inanmayanlar ve münafıklar Allah’ın gücünü, O’nun büyüklüğünü takdir edemezler. Bu şuursuzluğun verdiği çirkin bir cesaretle, kendilerince Allah’ın ve dinin aleyhinde konuşmalar yapabilirler. Bu, kimi zaman açık bir saldırı, kimi zaman ima yoluyla, kimi zaman din hakkında cahilce ahkam kesme şeklinde olabilir. Şartlar ne olursa olsun, böyle bir ortam oluştuğunda, eğer bu durumu düzeltme imkanı yoksa, orayı terk etmek mümin için farzdır. Bu duruma kayıtsız kalmak, ortamın bir parçası olmak, Allah’ın Şanını ve Şerefini yüceltmekle görevli müslümana yakışmaz.

Din ve mukaddesatla ilgili espiri yapılan ortamlarda, Müslümanın tavrı nasıl olur?

Din ve mukaddesat ile ilgili espriler yapmak, yine mukaddesata yönelik fıkraları aktararak münasebetsiz izahlarda bulunmak, cennet ve cehennem ile ilgili fıkralar anlatmak bir çeşit dinsizlik propagandasıdır. Bu nedenle bu tarz konuşmalar karşısında müslümanın tavrı çok nettir. Bu ahlaksızlığı yapan kişinin sözü hemen kesilmeli, saygıya uygun olmayan espirilerin yanlışlığı anlatılmalı, söz konusu kişi muhakkak uyarılmalıdır. Böyle bir espri ya da alaylı söz karşısında gülmek, aynı hataya ortak olmak anlamına geleceği için, tüm Müslümanlar böyle bir tavrı hemen protesto etmeli, duydukları rahatsızlığı çok açık ve kesin bir dille ifade etmelidirler. Allah Nisa Suresi’nde iman edenlere şu şekilde emretmektedir:

O, size Kitap’ta: “Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa Suresi, 140)

Müslümanlar böyle bir hataya ortak olmaktan şiddetle sakınmalıdırlar. Allah Kuran ayetlerinde ancak iman etmeyen kişilerin din ve mukaddesat ile alay ettiklerini bildirmektedir:

Onlara sorarsan, andolsun: “Biz dalmış, oyalanıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O’nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?” (Tevbe Suresi, 65)

Din ahlakına uygun olmayan konuşmalardan sakınmanın çözümü, Allah’tan samimi olarak korkmak, her an her yerde vicdanı kullanmak ve Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşamaktır, inşaAllah.

Bir Cevap Yazın