Yeni yazı

Laiklik, Eski Yunan veya Romalılar’dan değil, Hak Dinlerden Öğrenilmiş Bir Yönetim Şeklidir

Rabbimiz tüm hak dinlerde aslında aynı emir ve yasakları bildirmiş ve Hz. İbrahim (a.s.)’dan bu yana iman edenlerin tümünü Müslümanlar olarak adlandırmıştır. Dolayısı ile tüm hak dinler içinde tahrif olmadan günümüze kadar ulaşmış olan İslam dini laikliğin de temelidir.

“Allah adına gerektiği gibi gayret edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim’in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur’an’da) da sizi “Müslümanlar” olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a sarılın, sizin Mevlanız O’dur. İşte, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcı.”  (Hac Suresi, 78)

(daha&helliip;)

Müstağniyet Hastalığı

‘Müstağni’ kelimesi Kuran’da ‘hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan’ kişiler için kullanılır.

“Hayır; gerçekten insan, azar. Kendini müstağni gördüğünden.” (Alak Suresi, 6-7)

Allah Kuran’da, ayette geçen müstağniyet tehlikesine dikkat çekmiştir. İnsan, kendini kötülüğe sürüklemeye çalışan nefsiyle birlikte yaratılmıştır. Allah’ın gösterdiği yolu izleyen kişi için nefsi kötülüklerden arındırıp temizlemek son derece kolaydır. Ancak kimi insanlar bu uğurda hiçbir çaba harcamazlar. Kendilerini oldukları haliyle iyi ve yeterli görür, daha mükemmel bir ahlaka ulaşmak için içlerinde ciddi bir istek ve ihtiyaç hissetmezler. Bu da bu insanlarda Allah’ın Kuran’da yasakladığı “müstağniyet” hissinin gelişmesine neden olur.

(daha&helliip;)

Üzerinizdeki Olumsuz Halden Nasıl Kurtulursunuz?

Allah, Kendisi’ne samimi bir kalple iman eden kimselere Katından bir güzellik, sevimlilik ve nur verir. Bu insanlar varlıklarıyla girdikleri her ortama güzellik ve esenlik getirirler. Yüzlerine bakmak, seslerini duymak, Allah’a olan derin imanlarını hissettiren samimi konuşmalarına ve tavırlarına şahit olmak çevrelerindeki insanlar için birer nimet olur. Kuran’da samimi müminlerin bu özelliklerine ve bunu ifade eden, yüzlerindeki ‘secde izi’ne şöyle dikkat çekilmektedir:

(daha&helliip;)

Daha önce bir yazı yazmadım →
← Daha sonra yeni bir yazı yazmadım